Osmanlıda kurban bayramı gelenekleri | İslami Forum, Dini Forum, İslami Forum Sitesi

Osmanlıda kurban bayramı gelenekleri

HiRaNuR

Üye
Üye
Katılım
Haz 10, 2019
Mesajlar
235
Tepkime puanı
40
Puanları
28
Osmanlıda kurban bayramı gelenekleri
269
Heyecanla beklediğimiz Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Arife günü hazırlıklar başlayacak, bayram namazı kılınacak, üzerine farz olanlar kurbanlarını kesecek/kestirecek, çocuklar harçlık için hane hane dolaşacak, akraba ziyaretleri yapılacak ve hanesine et girmeyenlerin kursağı bayram edecek.

Büyüklerimizin “nerede o eski bayramlar” diye hayıflandığı günler bir anı olarak eskilerde kaldı. Peki ecdadımız Osmanlı’da Kurban Bayramı’nın öncesi ve sonrasını nasıl ifa ederdi?

OSMANLI’DA BAYRAM ÖNCESİ HAZIRLIKLAR

Padişah tarafından bayramdan önce tembihnameler yayınlanırdı. Bu tembihnamelerle birlikte konaklarda, evlerde ve saraylarda büyük bir temizlik başlardı. Tembihnameler toplumun ahlakını bozacak davranışlardan kaçınılması, vazifelilerin alması gereken tedbirler, sokakların temizlenmesi gibi maddeler ihtiva ederdi. Kısaca insanlar ikaz edilir, maddi ve manevî temizliğe yönlendirilirdi. Bayram gecesinde mahalle bekçileri sabaha karşı davullarını bir ahenk içerisinde tokmaklarken mani söylerlerdi. Osman devrinden bir mani örneği…
268
davulcu Bu sabahın yazına,

Kalkın Hakk’ın niyazına,

Abdest alın ey komşular!

Bayram, sabah namazına.”
 

HiRaNuR

Üye
Üye
Katılım
Haz 10, 2019
Mesajlar
235
Tepkime puanı
40
Puanları
28
OSMANLI’DA BAYRAM GÜNÜ

Osmanlı döneminde Kurban Bayramı sevinci, Arefe günü atılan top atışlarıyla başlar, son günün ikindi vaktinde atılan top atışlarıyla da biterdi. Bayram namazının yaklaşmasıyla birlikte ev ahalisinin erkekleri bayramlıklarını giyerek en yakındaki camiye giderlerdi. Hanımlar ise bayram namazı dönüşü ailecek kahvaltı yapmanın heyecanıyla bayramlıklarını giyinmiş vaziyette kahvaltı sofrasını hazırlarlardı. Bayramları mutlaka ailecek konu, komşu ve kabristan ziyaretleri yapılırdı.

ÇOCUKLARA ARİFE ÇİÇEĞİ DENİRDİ

Bayram boyunca caddelerde, mahallelerde bir sürü “Arife Çiçeği” yani çocuklar olurdu. Çocuklara “Arife Çiçekleri” denilmesinin nedeni bayram gününü bekle(ye)meden Arife gününden bayramlık kıyafetlerini giyip dışarı çıkmalarıdır.

Bayram tebrik merasimleri 19. yüzyılın ortalarına kadar Topkapı Sarayı’nda, 1867’li yıllarda itibaren Dolmabahçe Sarayı’nda, Sultan II. Abdülhamid Han devrinde ise Yıldız Sarayı’nda yapıldı. Bayram namazı kılınacak camiyi padişah seçerdi. Devlet erkanı, bayram namazını çoğunlukla Ayasofya ve Sultanahmet Camisi’nde kılardı.
 

HiRaNuR

Üye
Üye
Katılım
Haz 10, 2019
Mesajlar
235
Tepkime puanı
40
Puanları
28
PADİŞAHLAR İÇİN ÖZEL KOÇ YETİŞTİRİLİRDİ

Devrin padişahı için “Saya Ocağı” adı verilen ala koçlar yetiştirilirdi. Padişaha sunulacak kurbanların beslenmesi, yetiştirilmesi ve kesimleriyle saya neferleri ilgilenirdi. Padişah, Hırka-i Saadet Dairesi’nin kapısında hazır bekleyen yaklaşık 40 kurbanlığın bulunduğu yere gider ve kendisi için hususi olarak hazırlanan kurbanlardan birini seçerek büyük bir merasimle ilk kurbanı kendisi keserdi. Kesilen kurbanların birçoğu ilim talebelerinin istifade etmesi için medreselere dağıtılırdı. Kalan diğer kısımları da dul ve kimsesiz kadınlara, bekçilere, tulumbacılara ve diğer ihtiyaç sahibi kimselere dağıtılırdı.

MEMURLARA İKRAMİYE DAĞITILIRDI

Subay ve memurlara bayram hediyesi olarak birer maaş ikramiye; zaptiyelere yeni fes ve püskül veya bunların temini için mukabili olan para verilirdi. İstanbul’un büyük camilerinde de cemaate iftariye adı verilen hediyeler, şeker, helva ve lokumlar dağıtılırdı. Cezalarının üçte ikisini çeken mahkûmların bir kısmı bayram vesilesiyle affedilirdi.
Cezaevindeki mahkûmlara ise helva dağıtılırdı.

EVLERDE TURUNÇ REÇELİ BULUNURDU

Kanlı etin yenmesi dinimizce caiz olmadığından kurban eti hemen yenilmezdi. Kurban eti kendi aile efradına, fakirlere ve eş-dosta dağıtmak üzere de üçe taksim edilirdi. Kurban bayramı münasebetiyle bolca tüketilen et, sindirim sistemini bozduğundan imkanı olan her hane, vücudu dengelediği için “Turunç Reçeli” bulundururdu. Zengin kimselerin hanımına, çocuklarına, yakın akrabalarına, vefat etmiş yakınları adına hatta gücü yetmeyip kurban kesemeyen komşularına kurbanlık hediye etme adeti vardı.