Miracın Hikmeti Ve Mahiyeti
Allah (C.C.), mekan ve zamandan münezzeh ve cismaniyetten beri olduğundan, Hz. Peygamberin (S.A.V.) semalara çıkarılması; (haşa) Allah ile bir makam-ı muallada buluşup şereflenmesi değildir. Böyle bir inanç yanlıştır.«Ancak, Resulü Ekrem'in böyle bir yüce makama çıkarılması; mücerret melekût-i ilahiyyeyi temaşa etmek, birtakım hakikat ve sırlara muttali olmak ve kendisine has müstesna bir atıfet-i sübhaniyeye mazhar olmak hikmetine müstenittir.»
Mi'raçla, Resulüllah (S.A.V.) Efendimize birçok şeyler gösterilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır.
1-Burak'a bindirilmesi,
2-Mescid-i Aksa'yı görmesi, burada enbiyanın temessül etmesi,
3-Nebilerin makamlarını görmesi, her biriyle konuşması,
4-Cennet ve Cehennem'in ahvaline muttali olması,
5-Sidre'yi geçip Melekût-i İlahiye'den nice hayret verici şeyleri müşahede etmesi.
6-Ve bu mi'raç hadisesi ile, imanı sağlam olanlarla imanı zayıf olanlar birbirinden ayırt edilmiştir.
«... (Ve bu gece yolculuğunu) Ona (o peygambere), ayetlerimizden bazısını gösterelim diye (yaptırdık)...» ayetini izah ederken Fahrüd-din Razi, Tefsir-i Kebir'inde şu hususları serdetmektedir:
1-Cennetin mükafatları çok büyük, cehennemin ateşi ise pek şiddetlidir. Allah (C.C.), dünyada iken Resulüne (S.A.V.) bunları gösterdi ki, kıyamet günü bunları ilk görüşü olmasın ve kıyamet günü kalbi cennetin rağbeti, cehennemin dehşeti ile meşgul bulunmasın. Ancak kalbi şefaatle meşgul olsun.
2. Resulüllah'ın (SAV.), mi'raç gecesi peygamberleri ve melekleri müşahadesi, hem kendisinin, hem de onların yükselmelerinin sebebidir.
3. Peygamberimiz, semavatın, Arş ve Kürs'ün ahvalini müşahede edince, bu alemin ahvali ve korkuları onun gözünde küçülür. Bu itibarla, Allah yoluna daveti ve İslam davasına çalışması, kalbinde daha da kuvvetlenir. Allah'ın düşmanlarına iltifatı kalmaz. Bütün zorluklara rağmen, cihadda sebatı sonsuz olur. İbnü Atıyye gibi bazı müfessirler ise bu ayet-i kerimeyi şöyle tefsir etmişlerdir:
«Mi'raç, sadece Peygambere ayet ve ibret göstermekten ibaret değil; aynı zamanda, peygamberin kendini kainata bir delil olarak göstermektir.»