Şeyh Edebali Kimdir?, Şeyh Edebalinin Hayatı

Admin

Administrator
Yönetici
Admin
Şeyh Edebali Kimdir?, Şeyh Edebalinin Hayatı

525

Şeyh Edebali kimdir, nerelidir? Şeyh Edebali nerede yaşadı? Şeyh Edebali, Osman Bey ile nasıl tanıştı? Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e verdiği öğütler nelerdir? Şeyh Edebali’nin türbesi nerededir?
Osmanlı’nın manevi mimarı Şeyh Edebali Hazretleri’nin hayatı.

ŞEYH EDEBALİ’NİN HAYATI
Şeyh Edebali Hazretleri 1206 yılında Karaman’da doğdu. Edebali ilk tahsilini Karaman’da yaptı. Hanefı fakihi Necmeddin ez-Zahidı’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Şam’a giderek Sadreddin Süleyman b. Ebü’l-İz ve Cemaleddin el-Hasırı gibi dönemin tanınmış alimlerinden dinı ilimleri tahsil etti. Şam’dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi.

Moğol istilasının ardından büyük bir çalkantı ve buhran yaşayan Müslüman Anadolu’nun, içinde bulunduğu bu girdaptan kurtulması için büyük gayretler sarf etti.

Gerek Osmanlı Beyliği’nin mevcut coğrafı durumu, gerekse fertlerindeki İslam’a hizmet heyecan ve aşkı ile dolu bir i‘la-yı kelimetullah anlayışı nedeniyle Şeyh Edebali Hazretleri yakınlarıyla birlikte Osmanlı mülküne yerleşti ve cümle gayret ve himmetini bu beyliğin madden ve manen büyüyüp gelişmesi için çalıştı.

Bilecik’te bir zaviye kurarak halkı irşada başladı. Zaviyesi hiç boş kalmadı. Şeyh Edebali gelip geçen fukaranın her türlü ihtiyacını gidermeye çalıştı hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundururdu.

ŞEYH EDEBALİ OSMAN BEY İLE NASIL TANIŞTI?

Şeyh Edebali, Osman Bey ile Bilecik’te tanıştı. alim ve sufıleri çok seven Osman Gazi, mübarek günlerde şeyhin zaviyesine giderek dinı ve idarı konularda her zaman onun görüşlerine başvururdu.

Osman Bey’in Rüyası
Osman Gazi, Şeyh Edebali’nin zaviyesinde kaldığı bir gece, rüyasında şeyhin koynundan doğan bir ayın kendi koynuna girdiğini, aynı anda göbeğinden bir ağaç bittiğini ve bu ağacın gölgesinin dünyaya yayıldığını, altından dağlar yükseldiğini ve her dağın altından da suların çıktığını gördü.

Osman Bey’in Şeyh Edebali’ye damat olması
Osman Gazi rüyasını Edebali’ye anlatınca şeyh, “Hak Teala sana ve nesline padişahlık verdi. Mübarek olsun. Kızım Malhun (Bala) Hatun da senin helalin oldu” der. Edebali’nin bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun ile evlendi. Bazı kaynaklarda bu rüyayı Osman Gazi’nin değil babası Ertuğrul Gazi’nin gördüğü ve şeyhin Osman Gazi ile evlenen kızının adının Rabia Hatun olduğu kaydedilir.
 
ŞEYH EDEBALİ’NİN OSMAN BEY’E NASİHATLERİ

“Ey Oğul!

Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana...”

“Ey Oğul!
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana...”

“Ey Oğul!
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı… Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalb versin.”

“Oğul!
Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın… Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgarlarında savrulur gidersin… Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlub eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!..”

“Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir.”

“Milletin, kendi irfanı içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.”

“Oğul!
İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.”

“Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazılet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır.”

“Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir.”

“Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.”

“Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! (Gizlenmesi daha faydalı, hatta elzem olan hususları) gördün, söyleme; bildin, deme! Sevildiğin yere (bıktıracak kadar) sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...”

“Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!..”

“Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.”

“Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözüpek) derler.”

“En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.”

“İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir...”

“Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur.”

“Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.”

“Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..”

“Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!..”

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”

Şeyh Edebali mutasavvıf olması yanında bir rivayete göre ilk Osmanlı kadısı ve müftüsü oldu. Döneminin birçok fakihi ile görüştü ve onlardan ders aldı, çok sayıda talebe yetiştirdi. Önde gelen öğrencilerinden damadı Dursun Fakıh, şeyhten sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci müftüsü ve kadısı oldu.
 
Şeyh Edebali hangi tarikati mensuptur?

Ebü’l-Vefa el-Bağdadı’ye nisbet edilen Vefaiyye tarikatına mensup olan Edebali aynı zamanda Ahı Teşkilatı’nın reisidir. Ahı şeyhliğinin Edebali’den sonra kime geçtiği ise bilinmemektedir; ancak daha sonra I. Murad’a intikal etti.

Son zamanlarında kızı ve torunu Alaeddin Bey ile Bilecik’te oturan Edebali’ye Kozağaç köyünün öşür ve hasılatı verildi. Kızı Malhun Hatun (Bala veya Rabia Hatun) kendilerine verilen bu köyü tekkeye vakfetti. Edebali’nin kızı Mal Hatun adına Eskişehir’de bir Mal Hatun Ünas Mektebi’nin mevcut olduğu da belgelerden öğrenilmektedir.

Şeyh Edebali ne zaman vefat etti?

Şeyh Edebali, uzun bir ömür sürdükten sonra 1326 yılında Bilecik’te vefat etti.

Şeyh Edebali’nin türbesi nerede?
Şeyh Edebali, adına Bilecik’te inşa edilen ahı zaviyesindeki türbeye defnedildi.

Kaynak:
DİA
Osman Nuri Topbaş, abide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı, Erkam Yayınları
 
Geri
Üst