Şirket ortakları nasıl zekat verirler?
Şirketler, hükmî şahıs niteliğinde olduklarından, şirketlerin kendisi değil de, ortaklardan her birinin hissesi, tek başına veya varsa diğer mallarıyla birlikte nisap miktarına ulaşırsa zekata tabi olur. Buna göre, aslî ihtiyaçlarından fazla, nisap miktarı (80.18 gr. altın veya değeri) mala sahip olan kimsenin, bu malın üzerinden bir yıl geçmesi halinde zekatını vermesi gerekir.
Sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin; duran varlıkları (üretim aletleri, makine vb.) zekattan muaftır. Bir yıllık borçlar, malzeme, işçilik, üretim, pazarlama, yönetim, finansman vb. giderlerin maliyet hesapları yapılıp çıkarıldıktan sonra dönen varlıklar (yarı mamül ve üretilmiş mallar, hammaddeler, nakit para, çek vs.) net kar ile birlikte kırkta bir (% 2,5) oranında zekata tabidir (Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, II, 864-865).
Dolayısıyla böyle bir şirketin ortağı olan kişinin, şirketin büro, alet vb. duran varlıkları dışındaki dönen varlığından kendi hissesine düşen miktarın nisaba ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi halinde zekatını vermesi gerekir. Ticaret alanında çalışan şirketlerde de durum aynıdır.
Hisse sahiplerinin, zekatın verilmesini şirket yönetimine bırakması halinde, yönetim, hisse sahiplerine vekaleten onların payının zekatını verebilir. Bu durumda, gerçek şahıslar mallarının zekatını nasıl hesaplayıp veriyorlarsa, şirket yönetimi de o şekilde verir. Şirket, hisselerin zekatını vermemişse, hissedarların kendi hisselerinin zekatını vermeleri gerekir (Mecma’u’l-Fıkh, Kararat ve Tevsıyat, 6-11 Şubat 1988 tarihli karar, s. 143-145).
Kamerî yıl esasına göre senede bir envanter/bilanço çıkarılır. Dönen varlıklar, nakitler, çekler ve alacaklar değer olarak toplanır. Varsa borçlar çıkarıldıktan sonra geride kalan tüm meblağın % 2,5’u zekat olarak verilir.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu
Şirketler, hükmî şahıs niteliğinde olduklarından, şirketlerin kendisi değil de, ortaklardan her birinin hissesi, tek başına veya varsa diğer mallarıyla birlikte nisap miktarına ulaşırsa zekata tabi olur. Buna göre, aslî ihtiyaçlarından fazla, nisap miktarı (80.18 gr. altın veya değeri) mala sahip olan kimsenin, bu malın üzerinden bir yıl geçmesi halinde zekatını vermesi gerekir.
Sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin; duran varlıkları (üretim aletleri, makine vb.) zekattan muaftır. Bir yıllık borçlar, malzeme, işçilik, üretim, pazarlama, yönetim, finansman vb. giderlerin maliyet hesapları yapılıp çıkarıldıktan sonra dönen varlıklar (yarı mamül ve üretilmiş mallar, hammaddeler, nakit para, çek vs.) net kar ile birlikte kırkta bir (% 2,5) oranında zekata tabidir (Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, II, 864-865).
Dolayısıyla böyle bir şirketin ortağı olan kişinin, şirketin büro, alet vb. duran varlıkları dışındaki dönen varlığından kendi hissesine düşen miktarın nisaba ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi halinde zekatını vermesi gerekir. Ticaret alanında çalışan şirketlerde de durum aynıdır.
Hisse sahiplerinin, zekatın verilmesini şirket yönetimine bırakması halinde, yönetim, hisse sahiplerine vekaleten onların payının zekatını verebilir. Bu durumda, gerçek şahıslar mallarının zekatını nasıl hesaplayıp veriyorlarsa, şirket yönetimi de o şekilde verir. Şirket, hisselerin zekatını vermemişse, hissedarların kendi hisselerinin zekatını vermeleri gerekir (Mecma’u’l-Fıkh, Kararat ve Tevsıyat, 6-11 Şubat 1988 tarihli karar, s. 143-145).
Kamerî yıl esasına göre senede bir envanter/bilanço çıkarılır. Dönen varlıklar, nakitler, çekler ve alacaklar değer olarak toplanır. Varsa borçlar çıkarıldıktan sonra geride kalan tüm meblağın % 2,5’u zekat olarak verilir.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu