- Konular
- 1.076
- Mesajlar
- 2.028
- Tepkime puanı
- 191
- Puan
- 0
Tevbe Etmek, İstiğfar Etmek Nasıl Yapılır
Sual: Tevbe etmek, istiğfar etmek nasıl yapılır, pişman olmadan istiğfar edilirse ne olur?
Cevap: Hadîs-i şerifte, (Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur) ve (Günahına pişman olmayıp, dili ile istiğfar eden, günahında devam edicidir. Rabbi ile alay etmektedir) buyuruldu. İstiğfar etmek, (estagfirullah) demektir. Bunun manası, (Beni affet Allahım) demektir. Muhammed Osman Hindî “kuddise sirruh” (Fevaid-i Osmaniyye) kitabında, farisî olarak diyor ki, (Şifa için okunacak dua yazmamı istiyorsunuz. Şifa için, [Tevbe ediniz ve] istiğfar duasını çok okuyunuz.) [Yani, Estagfirullahel’azîm ellezî la ilahe illa hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh deyiniz!] Ölümden başka bütün dertlere, hastalıklara karşı faydalıdır. Ölüm hastasının ağrılarını, sancılarını yok eder, rahat ölmesini sağlar. Bu dua, (Hak Sözün Vesîkaları) kitabında sahife 344 de uzun yazılıdır. Hûd sûresinde elliikinci ayetinde mealen, (İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim) buyuruldu. Hadîs-i şerifte (İstiğfara devam edeni Allahü teala dertlerden kurtarır) buyuruldu. Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, manalarını düşünerek, çok (Estagfirullah min külli ma kerihallah) veya kısaca (Estagfirullah) demelidir. Allahü teala, şifa ve halas ve dileklerini ihsan eder. Muhammed Ma’sûm hazretlerinin 6.cild, 121.ci mektubundaki hadîs-i şerifte, (Kalbim üzerinde perde hasıl oluyor. Her gün yetmiş kere istiğfar ediyorum!) buyuruldu. Halid bin Zeyd camiinin müezzinleri her namazdan sonra şu duayı okurlardı: (Rabbena amenna bi ma enzelte vetteba’ nerresûle fektübna ma’aşşahidîn).
Her erkek, her zaman şu mağfiret duasını okumalıdır: (Allahümmagfir lî ve li-abaî ve ümmehatî ve li-ebnaî ve benatî ve li-ihvetî ve ehavatî ve li-ecdadî ve ceddatî ve li-a’mamî ve ammatî ve liahvalî ve halatî ve li-zevcetî ve ebeveyha ve li-esatizetî ve lil-müminîne vel-müminat vel hamdü-lillahi Rabbil’alemîn!). Kadın okursa, zevcetî yerine zevcî ve ebeveyha yerine, ebeveyhi demelidir.
Hadîs-i şerifte, (Allahü teala, günah işleyip sonra pişman olan kulunu, istiğfar etmeden önce affeder) ve (Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tevbe edince, Allahü teala, tevbenizi kabul eder) buyuruldu. Bu hadîs-i şerifler, kul hakkı bulunmayan günahlar içindir. Hadîs-i şerifte, (Günah, üç türlüdür: Kıyamette mağfiret olunmayan, terk edilmeyen ve Allahü teala dilerse affedeceği günah). Kıyamet günü muhakkak affolunmayacak günah, şirktir. Şirk, burada her türlü küfür demektir. Tevbesiz, yani helallaşmadan affedilmeyecek olan günah, kul hakkı bulunan günahtır ve namaz borcudur. Allahü tealanın dilerse affedeceği günah, kul hakkı bulunmayan günahlardır. (İslam Ahlakı s. 122)
Sual: Tevbe etmek, istiğfar etmek nasıl yapılır, pişman olmadan istiğfar edilirse ne olur?
Cevap: Hadîs-i şerifte, (Tevbe eden, günah işlememiş gibi olur) ve (Günahına pişman olmayıp, dili ile istiğfar eden, günahında devam edicidir. Rabbi ile alay etmektedir) buyuruldu. İstiğfar etmek, (estagfirullah) demektir. Bunun manası, (Beni affet Allahım) demektir. Muhammed Osman Hindî “kuddise sirruh” (Fevaid-i Osmaniyye) kitabında, farisî olarak diyor ki, (Şifa için okunacak dua yazmamı istiyorsunuz. Şifa için, [Tevbe ediniz ve] istiğfar duasını çok okuyunuz.) [Yani, Estagfirullahel’azîm ellezî la ilahe illa hüv el hayyel kayyûme ve etûbü ileyh deyiniz!] Ölümden başka bütün dertlere, hastalıklara karşı faydalıdır. Ölüm hastasının ağrılarını, sancılarını yok eder, rahat ölmesini sağlar. Bu dua, (Hak Sözün Vesîkaları) kitabında sahife 344 de uzun yazılıdır. Hûd sûresinde elliikinci ayetinde mealen, (İstiğfar okuyunuz! İmdadınıza yetişirim) buyuruldu. Hadîs-i şerifte (İstiğfara devam edeni Allahü teala dertlerden kurtarır) buyuruldu. Her zaman ve her yerde ve namazlardan sonra ve yatarken, manalarını düşünerek, çok (Estagfirullah min külli ma kerihallah) veya kısaca (Estagfirullah) demelidir. Allahü teala, şifa ve halas ve dileklerini ihsan eder. Muhammed Ma’sûm hazretlerinin 6.cild, 121.ci mektubundaki hadîs-i şerifte, (Kalbim üzerinde perde hasıl oluyor. Her gün yetmiş kere istiğfar ediyorum!) buyuruldu. Halid bin Zeyd camiinin müezzinleri her namazdan sonra şu duayı okurlardı: (Rabbena amenna bi ma enzelte vetteba’ nerresûle fektübna ma’aşşahidîn).
Her erkek, her zaman şu mağfiret duasını okumalıdır: (Allahümmagfir lî ve li-abaî ve ümmehatî ve li-ebnaî ve benatî ve li-ihvetî ve ehavatî ve li-ecdadî ve ceddatî ve li-a’mamî ve ammatî ve liahvalî ve halatî ve li-zevcetî ve ebeveyha ve li-esatizetî ve lil-müminîne vel-müminat vel hamdü-lillahi Rabbil’alemîn!). Kadın okursa, zevcetî yerine zevcî ve ebeveyha yerine, ebeveyhi demelidir.
Hadîs-i şerifte, (Allahü teala, günah işleyip sonra pişman olan kulunu, istiğfar etmeden önce affeder) ve (Günahınız çok olup göklere kadar ulaşsa, tevbe edince, Allahü teala, tevbenizi kabul eder) buyuruldu. Bu hadîs-i şerifler, kul hakkı bulunmayan günahlar içindir. Hadîs-i şerifte, (Günah, üç türlüdür: Kıyamette mağfiret olunmayan, terk edilmeyen ve Allahü teala dilerse affedeceği günah). Kıyamet günü muhakkak affolunmayacak günah, şirktir. Şirk, burada her türlü küfür demektir. Tevbesiz, yani helallaşmadan affedilmeyecek olan günah, kul hakkı bulunan günahtır ve namaz borcudur. Allahü tealanın dilerse affedeceği günah, kul hakkı bulunmayan günahlardır. (İslam Ahlakı s. 122)