Zekat ile İlgili Hadisler
Zekat ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin (s.a.v.) zekat konusu hakkındaki bazı hadisleri...
Peygamber (s.a.v.) Efendimizin zekat ile ilgili hadis-i şerifleri...
ZEKAT HAKKINDA HADİSLER
Abdullah b. Ömer (r.a.) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekat vermek, Kabe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Müslim, Îman, 21)
İbn Abbas’tan (r.a.) nakledildiğine göre Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, zekatı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı...” (Ebû Davûd, Zekat, 32)
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sadaka/zekat vermek, maldan hiçbir şey eksiltmez...” (Müslim, Birr, 69)
Ebû Malik el-Eş’arî’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Zekat, (kişinin Müslümanlığının) bir delilidir...” (İbn Mace, Taharet, 5)
Ka’b b. Ucre (r.a.) diyor ki:
“Allah Resûlü bana şöyle buyurdu: ‘Sadaka/zekat vermek, suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları yok eder...’” (Tirmizî, Cum’a, 79; İbn Mace, Zühd, 22)
Cabir b. Abdullah el-Ensarî’den (r.a.) nakledildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sadakanın en hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir.” (Ebû Davûd, Zekat, 39)
Salim b. Abdullah’ın (r.a.), babasından Abdullah b. Ömer’den (r.a.) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Yağmur ve nehir sularıyla sulanan veya kendiliğinden sulanan (mahsuller)de zekat miktarı onda bir; (hayvanlarla veya kovalarla) sulanan (mahsuller)de ise, yirmide bir oranındadır.” (Buharî, Zekat, 55)
Hz. aişe (r.a.) diyor ki:
“Allah Resûlü’nü (s.a.v.) şöyle derken işittim: ‘Üzerinden bir yıl geçmeyen mal zekata tabi değildir.” (İbn Mace, Zekat, 5)
Abdullah b. Muaviye el-Ğadırî’nin (r.a.) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Üç şey vardır ki onları yapan kimse imanın tadını almış olur: Allah’tan başka ilah olmadığına inanarak, bir olan Allah’a kulluk etmek; malının zekatını gönül rızasıyla, içine sinerek ve her sene düzenli olarak vermek; zekat olarak yaşlı, uyuz, hasta, çelimsiz ve sütü az olan hayvanı vermeyip, mallarınızın orta hallisinden vermek. Çünkü Allah, sizden malınızın en iyisini istemedi; fakat en kötüsünü verin diye de emretmedi.” (Ebû Davûd, Zekat, 5)
Muaz b. Cebel (r.a.) anlatıyor:
“Allah Resûlü beni (Yemen’e vali olarak) gönderirken şöyle buyurdu: ‘...(Zenginlerin) mallarının en iyisini zekat olarak almaktan kaçın. Mazlumun bedduasından da sakın. Çünkü mazlumun duasıyla Allah arasında perde yoktur.’” (Müslim, Îman, 29)
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“(Kendisine zekat verilecek olan) miskin, ihtiyacını bir iki hurma veya bir iki lokmanın giderebileceği kişi değildir. Asıl miskin, (maddî imkanı olmadığı halde onurundan dolayı) istemekten kaçınan kişidir. Dilerseniz (bu konuda) ‘...İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler...’ ayetini (Bakara, 2/273) okuyun!” (Müslim, Zekat, 102; Buharî, Zekat, 53)
Abdullah b. Amr’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Zengin ve gücü kuvveti yerinde (sağlıklı) kimselerin zekat almaları helal değildir.” (Ebû Davûd, Zekat, 24; Tirmizî, Zekat, 23)
İbn Abbas’tan (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) Muaz’ı (r.a.) Yemen’e gönderirken şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere mallarına zekatı farz kıldığını onlara bildir.” (Buharî, Zekat, 1)
Selman b. amir’den (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Yoksula verilen sadaka bir, akrabaya verilen ise hem sadaka hem de sıla-i rahim olmak üzere iki sadaka sayılır.” (Nesaî, Zekat, 82; Tirmizî, Zekat, 26)
Zekat ile ilgili hadisler nelerdir? Peygamberimizin (s.a.v.) zekat konusu hakkındaki bazı hadisleri...
Peygamber (s.a.v.) Efendimizin zekat ile ilgili hadis-i şerifleri...
ZEKAT HAKKINDA HADİSLER
Abdullah b. Ömer (r.a.) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekat vermek, Kabe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Müslim, Îman, 21)
İbn Abbas’tan (r.a.) nakledildiğine göre Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, zekatı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı...” (Ebû Davûd, Zekat, 32)
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sadaka/zekat vermek, maldan hiçbir şey eksiltmez...” (Müslim, Birr, 69)
Ebû Malik el-Eş’arî’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Zekat, (kişinin Müslümanlığının) bir delilidir...” (İbn Mace, Taharet, 5)
Ka’b b. Ucre (r.a.) diyor ki:
“Allah Resûlü bana şöyle buyurdu: ‘Sadaka/zekat vermek, suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları yok eder...’” (Tirmizî, Cum’a, 79; İbn Mace, Zühd, 22)
Cabir b. Abdullah el-Ensarî’den (r.a.) nakledildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Sadakanın en hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir.” (Ebû Davûd, Zekat, 39)
Salim b. Abdullah’ın (r.a.), babasından Abdullah b. Ömer’den (r.a.) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Yağmur ve nehir sularıyla sulanan veya kendiliğinden sulanan (mahsuller)de zekat miktarı onda bir; (hayvanlarla veya kovalarla) sulanan (mahsuller)de ise, yirmide bir oranındadır.” (Buharî, Zekat, 55)
Hz. aişe (r.a.) diyor ki:
“Allah Resûlü’nü (s.a.v.) şöyle derken işittim: ‘Üzerinden bir yıl geçmeyen mal zekata tabi değildir.” (İbn Mace, Zekat, 5)
Abdullah b. Muaviye el-Ğadırî’nin (r.a.) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Üç şey vardır ki onları yapan kimse imanın tadını almış olur: Allah’tan başka ilah olmadığına inanarak, bir olan Allah’a kulluk etmek; malının zekatını gönül rızasıyla, içine sinerek ve her sene düzenli olarak vermek; zekat olarak yaşlı, uyuz, hasta, çelimsiz ve sütü az olan hayvanı vermeyip, mallarınızın orta hallisinden vermek. Çünkü Allah, sizden malınızın en iyisini istemedi; fakat en kötüsünü verin diye de emretmedi.” (Ebû Davûd, Zekat, 5)
Muaz b. Cebel (r.a.) anlatıyor:
“Allah Resûlü beni (Yemen’e vali olarak) gönderirken şöyle buyurdu: ‘...(Zenginlerin) mallarının en iyisini zekat olarak almaktan kaçın. Mazlumun bedduasından da sakın. Çünkü mazlumun duasıyla Allah arasında perde yoktur.’” (Müslim, Îman, 29)
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“(Kendisine zekat verilecek olan) miskin, ihtiyacını bir iki hurma veya bir iki lokmanın giderebileceği kişi değildir. Asıl miskin, (maddî imkanı olmadığı halde onurundan dolayı) istemekten kaçınan kişidir. Dilerseniz (bu konuda) ‘...İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler...’ ayetini (Bakara, 2/273) okuyun!” (Müslim, Zekat, 102; Buharî, Zekat, 53)
Abdullah b. Amr’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Zengin ve gücü kuvveti yerinde (sağlıklı) kimselerin zekat almaları helal değildir.” (Ebû Davûd, Zekat, 24; Tirmizî, Zekat, 23)
İbn Abbas’tan (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) Muaz’ı (r.a.) Yemen’e gönderirken şöyle buyurmuştur:
“Allah’ın, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilmek üzere mallarına zekatı farz kıldığını onlara bildir.” (Buharî, Zekat, 1)
Selman b. amir’den (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Yoksula verilen sadaka bir, akrabaya verilen ise hem sadaka hem de sıla-i rahim olmak üzere iki sadaka sayılır.” (Nesaî, Zekat, 82; Tirmizî, Zekat, 26)